''İslam Dünyası Birlik ve Vahdet İçinde Yaşamalı''
''İslam Dünyası Birlik ve Vahdet İçinde Yaşamalı''

''İslam Dünyası Birlik ve Vahdet İçinde Yaşamalı''

İSLAM BİRLİĞİ

Şecere-i Melune (# شجره_ملعونه) başlığını en popüler hashtagler arasında...

 

   Billboardlarda Ayetullah imam Hamanei'nin Sözleri                                                                                                                                                                                 

      

           

   Şecere-i Melune (# شجره_ملعونه) başlığını en popüler hashtagler arasında        

 

 






bismillahirrahmanirrahim



Uluslararası Kuruluşlara Ümit Bağlayanlar...

Amerika ve Suudi Arabistan'ı destekleyen ülkeler Suudilerin cinayetlerine ortaktır...



Bu sabah Mina ve Mescid-i Haram şehitlerinin yakınlarıyla görüşen Ayetullah imam Hamanei, Suudilerin bu elim hadisedeki ihmalinin Şecere-i Melune'nin (lanetlenmiş soy) Haremeyn-i Şerifeyn'i yönetmedeki liyakatsizliğini bir kez daha ispatladığını vurguladı.

 

Ayetullah imam Hamanei'nin konuşmasının satır başları;

 

- Suudi yöneticiler eğer doğru söylüyorlarsa ve gerçekten de bu olayda hiçbir suçları yoksa İslami ve uluslararası inceleme heyetinin olayın içyüzünü yakından incelemesine ve olayı aydınlatmasına izin versinler.

 

- Mina faciasında hacıların ibadet esnasında susuz ve güneşin altında hayatını kaybetmesi derinden üzücü ve asla unutulmayacak bir olaydır. Bu olayın var olan siyasi, sosyal, ahlaki ve boyutları da asla unutulmamalıdır.

 

- Yaklaşık yedi bin hacının Mina faciasında şehit olmasına rağmen diğer ülkelerin bu acı ve ağır olay karşısında neden sessiz kaldığı anlaşılır gibi değil. Böylesi zor ve acı olaylar karşısında duyarlı olmamak, İslam Dünyası için gerçek bir musibettir.

 

- Suudi yetkililerin hatta bir özür bile dilememeleri onların ahlaksızlığının boyutunu göstermektedir. Hatta bu olayda bir kasıt olmasa bile büyük bir ihmal ve liyakatsizlik siyasi bir iktidar için suç sayılır. Benzer olayların tekrarlanmayacağının bir garantisi var mı?

 

- Olayın aslı şudur; Suudiler, İslam aleminde nefret edilen bir gruptur ve onlardan bazıları bilerek ve bazıları ise bilmeyerek Müslümanlara düşmanlıkla meşguller. Müslümanlar, Suudilerin karşısında dikilmeli ve Amerika ve İngiltere gibi habis liderlerinden uzak durmalıdır.

 

- İran halkı Suudi hanedanın cehaleti ve sapkınlığı karşısında cesurca direnmiş, Kur'an menşeli hak duruşunu gururla dile getirmiştir. Diğer milletler ve ülkeler de Suudilerle cesurca mücadele etmelidir.

 

-Mina faciasının diğer bir boyutu ise insan hakları savunucusu olduğunu iddia edenlerin ölümcül sessizliğidir. Bir hükümetin görevini yerine getirmedeki ihmali ve yaklaşık 7 bin masum insanın hayatını kaybetmesi karşısında tam anlamıyla sessiz kalınması, uluslararası insan hakları savunucuları olduğunu iddia edenlerin sahte yüzlerini ortaya çıkarmıştır. Uluslararası kuruluşlara ümit bağlayanlar bu olaydan ders çıkarmalı ve ibret almalıdır.

 

-Suudiler,  Amerika'nın desteği ile apaçık bir şekilde Müslümanların karşısında durmakta. Yemen'de, Suriye'de, Irak'ta ve Bahreyn'de kan dökmekteler. Bu nedenle Amerika ve Suudi Arabistan'ı destekleyen ülkeler Suudilerin cinayetlerine ortaktır.

 

Ehlader HABER


Ayetullah imam Hamanei dünya Müslümanlarına hitaben yayınladığı Hac mesajının metni;



bismillahirrahmanirrahim



Ayetullah imam  Hamanei dünya Müslümanlarına hitaben yayınladığı Hac mesajının metni;  


Dünyadaki tüm Müslüman kardeşlerim!

 

Hac; Müslümanlar için gözünde onur ve ihtişam mevsimidir. Yüce Yaratıcının karşısında gönüllerin nur ve tevazu ile yakardığı zamandır.

 

Hac; kutsi, dünyevi, ilahi ve insani bir farizadır. Çünkü "Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın", "Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin)" ve "Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir" bu farizanın sonsuz ve farklı boyutlarını göstermektedir.

 

Bu eşsiz farizada zaman ve mekân güvenliği, açık ve parlayan bir yıldız gibi insanların gönlüne huzur verir. Hacıları sultacı zalimlerce sürekli tüm insanlığı tehdit eden güvensiz ortamların ihatasından kurtarır. Kısa bir süreliğini de olsa insana güven ve emniyetin hazzını tattırır.

 

İslam dininin Müslümanlara hediye ettiği İbrahimi Hac; Müslümanların izzet, maneviyat, vahdet ve görkemin mazharıdır. İslam ümmetinin azametini ve onların sonsuz ilahi güce dayandıklarını düşmanların yüzüne vurur. Uluslararası zorba güçlere toplumların fesat, aşağılama ve sömürge bataklığından uzak olduğu mesajını verir. Hac, İslami vahdet ve birlikteliğin mazharıdır. Müşriklerden beraat edildiğinin ve müminlerle kardeşlik içerisinde olunduğunun göstergesidir.

 

Hac farizasını sıradan bir ziyaret-seyahat seviyesine indirgeyen ve İran'a olan kin ve düşmanlıklarını 'Haccı Siyasileştirme' başlığı altında gizleyenler hiç şüphesiz büyük şeytan Amerika'nın çıkarlarının tehlikeye girmesi korkusuna kapılan aşağılanmış ve hor görülmüş şeytanlardır. 

 

Bu yıl Mescid-i Haram'ın önünde set kuran ve İranlı mümin hacılara sevdikleri evin yolunu kapatan Suudi yöneticiler, temelinde zulüm olan iktidar koltuklarını korumanın tek çaresini; küresel zorbaları savunmak, Siyonist İsrail ve Amerika işbirliği içinde olmak ve onların isteklerini yerine getirmekte gören ve bu uğurda hiç bir ihanetten kaçınmayan yüzü kara sapkın insanlardır.

 

Bugün korkunç Mina hadisesi üzerinden yaklaşık bir yıl geçmektedir. Bu elim hadisede birkaç bin insan, bayram günü ve ihram halinde güneşin kavurucu sıcağı altında kurumuş dudaklarıyla mazlumca hayatını kaybetti. Yine bundan kısa bir süre önce Mescid-i Haram'da bir grup insan ibadet, tavaf ve namaz sırasında kana bulandı. Suudi yöneticiler her iki hadisenin de müsebbibidir. Bu, tüm görgü tanıkları, gözlemciler ve teknik uzmanların üzerinde görüş birliğine vardığı bir gerçektir. Hatta hadisenin kasıtlı olduğu görüşü, bazı kanaat önderlerince gündeme getirilmiştir. 

 

Kurban Bayramı'nda büyük bir şevkle zikir ve ayetler okuyan yaralıların kurtarılmasında ihmallerin olduğu kesindir. Suudi rejiminin taş kalpli ve cani görevlileri yaralı hacıları da hayatını kaybedenlerle birlikte kapıları kapalı konteynırlara hapsettiler. Bırakın yaralıları tedavi etmeyi hatta susuzlularını gidermek için bir yudum su bile vermediler. Farklı ülkelerden binlerce aile sevdiklerini kaybetti, milletler yasa boğuldu. Şehitler arasından yaklaşık 500 insan İran İslam Cumhuriyeti vatandaşıydı. Yakınlarının kalbi hâlâ yaralı ve yaslı, milletimiz hâlâ üzgün ve öfkelidir.

 

Ancak Suudi yöneticiler özür dilemek, nedamet ifade etmek ve bu korkunç hadiseye doğrudan sebebiyet veren suçluların hakkında yargı sürecini başlatmak yerine büyük bir pişkinlik ve küstahlık örneği sergiledi. Olayı araştırması için bir araştırma heyetinin kurulması önerisini reddettiler. Sanık koltuğuna oturmak yerine davacı konumuna geçtiler. İslam Cumhuriyeti'ne ve zorba güçlere karşı mücadele bayrağını açanlara karşı körelmeyen düşmanlıklarını daha büyük bir kin ve alçaklıkla gösterdiler.

 

Suudi rejiminin propaganda makinelerinden, Siyonistlere ve Amerika'ya karşı tutumları İslam dünyası adına büyük bir ayıp olan politikacılarından, açıkça Kur'an'a ve sünnete aykırı fetvalar veren müftülerine tutun mesleki etik kuralını hiçe sayarak yalan haber üreten medyadaki ayak takımına kadar birçok odak,  bu yıl İranlı hacıların Hac farizasından mahrum bırakılmalarından İran İslam Cumhuriyeti'ni sorumlu tutmak gibi beyhude bir telaş çabasına kalkıştı.

 

Tekfirci terör örgütleri kuran ve silahla donatanlar, İslam âlemini iç savaşlara ve katliamlara sürükleyenler, Yemen, Irak, Suriye, Libya ve diğer bazı ülkeleri kana bulayanlar, Siyonist rejime dostluk eli uzatanlar, gözlerini Filistinlilerin yaşadığı acılara kapayanlar, zulüm ve ihanet çemberlerini Bahreyn'in köylerine kadar yayanlar, Mina'da yaşanan facianın sebebi olan ve kendilerine 'Haremeyn Hizmetçileri'(!), diyenlerin güvenli mekânın saygınlığına gölge düşürenleri görmezden gelenler, Allah'ın misafirlerini bayram gününde Mina'da ve daha önce de Mescid-i Haram'da kurban eden vicdansız yöneticiler şimdi kalkmış Hac farizasının siyasileştirilmemesinden dem vuruyor.

 

Ama onlar Kur'an'ı Kerim'in şu ayetinin açık mısdakıdır;

 

"O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeye çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah’tan kork' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir..."

 

Bu yıl elimize ulaşan raporlara göre; İran ve bazı ülkeler için haccın yasaklanmasının yanı sıra bazı ülkelerde de Amerika ve İsrail'in yardımı ile normal olmayan kontrollerin başlatıldığı ve yeryüzündeki en güvenli evin tüm hacılar için güvensiz hale getirildiği anlaşılıyor.

 

Hem devletler hem de Müslüman halkların Suudi yöneticilerin gerçek yüzünü tanımaları, onların rezil, imandan uzak ve başkalarına bağımlı iktidarlarını doğru şekilde anlaması gerekir. Müslümanlar, İslam dünyasında işledikleri cinayetler sebebiyle Suudilerin yakasını bırakmamalıdır. 

 

Allah’ın misafirlerine yönelik zalim davranışların önünü almak ve Haremeyn-i Şerifeyn'in ve Hac farizasının yönetimi için köklü bir çare bulunması gerekir. Bu görevde müsamahakâr davranmanın Müslümanları gelecekte daha büyük sorunlarla karşı karşıya getireceği kesindir.

 

Müslüman Kardeşlerim! 

 

Bu yıl İranlı muhlis hacıların Hac merasimindeki yeri gerçekten boştur. Buna rağmen kalpleri dünyanın farklı ülkelerinden gelen hacıların yanındadır. Allah'tan başka ilahlara kulluk eden melun şecerenin hacılara zarar vermemesi için dua etmektedirler. Sizlerde dualarınızda ve ibadetlerinizde İranlı din kardeşlerinizi yâd edin. Müslüman toplumlardan sıkıntılardan kurtulması, zalim yöneticilerin, Siyonistlerin ve onlara uşaklık edenlerin kirli elinin İslam ümmetinin üzerinden kesilmesi için dua edin.

 

Bendeniz geçen sene Mina ve Mescid-i Haram'da şehit olanları ve1986 Mekke şehitlerini saygıyla anıyor, yüce Allah'tan onlara mağfiret, rahmet ve yüksek dereceler vermesini talep ediyorum. Son olarak Hz. Mehdi'ye (a.s) selam ediyor, Müslümanların izzeti ve İslam ümmetinin düşmanların şerrinden korunması için duasını istiyorum.

 

 

 Seyyid Ali Hamenei

   ۲Eylül 2016

   

                                                                                                                      

Ehlader haber

Ayetullah Hamanei ve Sipahilerin görüşmesinin detayları;

  

 

 

 

 

 

Ayetullah Hamanei, Fars Kِrfezi'nde İran karasularını ihlal eden ABD'li askerleri gözaltına alan Sipahileri kabul etmiş, görüşmede Sipahileri takdir etmiş ve Sipahilerin yaptığı hareket çok cesurca ve yerinde olduğunu söylemişti.

Ayetullah Hamanei ayrıca "Bu olayı ilahi takdir olarak nitelemek gerekir. İlahi takdir, Amerikalıları İran karasularına çekti ve Sipahilerce o vaziyette elleri başlarının üstünde alınmalarına vesile oldu" demişti.

Ayetullah Hamanei ve Sipahilerin görüşmesinin detayları;

"Misafirler, ülkenin güney sınırındandı. Yeşil üniformalı misafirler. Hem korudukları bölge hem de kırmızıçizgileri deniz suları olan misafirler. Attıkları tokadın sesi hala dünyanın süper güçlerinin kulağında ve medyanın manşetlerinde olan misafirler.

 

Rehberleri misafirlerine şöyle hitap ediyordu;

"Bu aziz insanların denizlerimizde saldırgan düşmana karşı gösterdiği cesaret, kendi kimliklerini ve gücünü ortaya koymuştur. Kendilerine teşekkür etme fırsatı bulamamıştık ve gerçekten çok doğru bir iş yaptıkları için kendilerine teşekkür ediyoruz. Düşman bizim deniz sınırlarımızı ihlal etmiş, bu cesur adamlarda onları esir almıştır..."

Her türlü mütecaviz saldırıda düşmanın yüzünü kızartmak için Fars Körfezi'ni kavuran güneşin altında elleri ve yüzleri bronzlaşmış insanların katıldığı cemaat namazı sona erdi. Sırasıyla kendilerini tanıtıyorlar. Komutanlardan birisi kendinden emin bir ifadeyle;

"Düşmanın savaş gemileri, dalgıçları ve uçakları bizi hedef almış durumda. Biz ise ufak bir hata yapmalarını bekliyoruz. İşte o an...!" diyor.

Sıra diğerinde. Yüzünde tatlı bir tebessüm ve gözlerindeki etkileyici gururla şöyle diyor;

"Helikopterle Amerikalı askerlerin 500 metreye kadar yakınına gittik. Afallamışlardı ve hiçbir şey yapamazlardı."

Ayetullah Hamanei'nin razı olduğunu gösteren gülümsemesi onu da razı etmişti.

Bir sonraki asker, Amerikalı askerlerin nasıl tedirgin olduğunu hatta korktuğunu anlatıyordu;

"Ben 31 yıldır bu ülkeye hizmet ediyorum. (Yabancılar) ABD askerlerini olduklarından çok daha güçlü tanıttılar(!). Ama fiziksel güçleri yerinde olmalarına ve gerekli eğitimi almalarına rağmen bizim askerlerimizin karşısında nasıl korkuya kapıldıklarını kendi gözlerimle gördüm."

Ayetullah Hamanei, o manalı sözleri tekrarlıyordu;

"Korkmaları da gerekir! Siz de olup ta onlarda olmayan şey; inandığınızı ve güvendiğiniz Allah'ınız."

Derya gönüllü Sipahiler, Hollywood'un yarattığı yenilmez ABD komandolarını Allah'ın yardımı ile bir karikatüre dönüştürmüştü!

Sıra ABD'li askerlerin yakalanmasına ait fotoğraflarda gözüken ve tüm dünyanın yüzünü gördüğü İranlı Sipahideydi. Hani Amerikalı askerlerin bir odada oturduğunu gösteren o fotoğraftaki komutan; Komutan Fedavi. Dört dil bildiğini söylüyor. Güçlü ve otoriter bir ses tonuyla Amerikalı askerlerle konuştuğunu ve gereken cevabı verdiğini söylüyor. Ayetullah Hamanei'nin yüzünde bir tebessüm ve o etkileyici gülümsemesinin yansıdığı bir hatıra fotoğrafı.

Sıra, yaş olarak en geç Sipahide;

"Amerikalı askerleri 20 dakika Farsça konuşturduk. Ve söylediklerimizi yapmadıkları sürece hiçbir isteklerini yerine getirmeyeceğimizi söyledik. Söylediklerimize itaat etmeye mecbur kaldılar. Burası Fars Körfezi işte!"

 

Ve yüzü sıcağın etkisiyle iyice bronzlaşmış Türk sipahi. Olay günü Amerikalı askerlerin yanına giden ilk asker. "Askerlerin yanına gidince hiçbir karşılık vermeden ellerini başlarının üzerine koyup teslim oldular" diyor.

Bir sonraki genç Sipahi henüz sözlerine başlamadan uyanıklık ediyor ve istediğini dile getiriyor! Ayetullah Hamanei'nin boyundaki Poşu'yu istiyor ve Ayetullah Hamanei, poşunun kendisine verilmesini söylüyor. Bir diğeri tesbihini istiyor. Başka biri ise sadece dua talep ediyor.

lebbeyk ya imam hamenei


               ( ya zehra(s a

 

  



 

                                                         

gelmişem ağlayam Gedem

 

 

 

HZ ZEHRA(s a) NUHESi 

                                                                                            

seni çox vurublar,yat ay nana  

 

  


ay kerbela-ay kerbela/seyyid peyman boradgahi - istanbul


 

 

ay kerbela-seyyid peyman boradgahi - istanbul


 

 

 Mersiyye : Zehra dayan,dayan 


 

hazrat imam riza(a s) bacisi

hazrat hakima (s a) - azerbaycan-baki

lebbeyk ya imam hamenei

  “lebbeyk ya imam hamenei”



  

                                   lebbeyk ya imam